| İNSAN KAYNAKLARI |
İş aramak, hayatınız boyunca yapacağınız en zor işlerden biridir. Kendinize uygun işi bulmak herhangi bir iş bulmaktan çok daha önemlidir. Çünkü "iş", yaşamınızdaki doyumu sağlayan en önemli faktörlerden biri olacaktır. Gelecekteki pozisyonunuzu aramaya başlarken, kariyer hedeflerinize uygun olup olmadığını düşünmelisiniz. Bu iş, uzun vadeli kariyer planlarınız için ihtiyaç duyduğunuz deneyimi size veriyor mu? Bu işi yapmaktan zevk alıyor musunuz? Bu işi yapmak için istek duyuyor musunuz? İş arama sürecini ne kadar geciktirirseniz, başlamak sizin için o kadar zor olacaktır. Başarısız olma korkusu sizi devamlı engelleyecektir.
Maalesef iş arayan birçok kişi, iş arama sürecinin ne kadar sürebileceğine dair gerçekçi bir anlayışa sahip değildir. Harekete geçmek ve bağlantı kurmak için hiçbir zaman çok erken değildir. Yazın bir işte çalışmak istiyorsanız aramaya sonbahar döneminde başlamalısınız. Staj yapmak, sözleşmeli çalışmak veya daimi bir iş istiyorsanız bütün bir sene gözünüzü dört açarak piyasayı takip etmelisiniz. Eğer hala okula gidiyorsanız ya da full-time bir işte çalışıyor ama işinizi değiştirmek istiyorsanız, haftada 8 saatinizi iş aramak için ayırmayı göze almalısınız. Mezunsanız ya da hâlihazırda herhangi bir işte çalışmıyorsanız araştırmaya tüm vaktinizi ayırmalısınız. Tabi bu süreçte bazı noktalara dikkat etmelisiniz. Örneğin, teknik bir elemansanız çok çabuk güncel bilgilerin gerisinde kalabilirsiniz. Dolayısıyla, bir yandan iş aramaya devam ederken bir yandan da mesleğinizle ilgili gelişmeleri takip etmeyi unutmayın. Sizin için neyin önemli olduğunu, ne yapmaktan hoşlandığınızı ya da hoşlanmadığınızı, ne tür becerileriniz olduğunu ve hangi tür işlerin size uygun olduğunu bilin. Kısacası, ne tür bir iş istediğinizi ve ne tür bir işe daha yatkın olduğunuzu en iyi siz bilebilirsiniz. Konuya odaklanmadan, ne iyi bir özgeçmiş yazabilirsiniz ne de yapacağınız görüşmede kendinizi iyi sunabilirsiniz. Başarılarınızdan söz edin. Bugün işverenler, neden onları tercih ettiğinizi ve onlara ne tür bir katkıda bulunmayı düşündüğünüzü bilmek istiyorlar. Aynı zamanda, aradığınız işin ötesinde yaşamınız hakkında da düşünün. Gelecekte nerelere ulaşmayı hedefliyorsunuz? Plan yapın! İş arama süreciniz rastgele olmasın. İşinizi kesinlikle şansa bırakmayın ve stratejilerinizi iyi belirleyin. Böyle yapmadığınız takdirde, çok küçük bir başarıyla başladığınız yere dönersiniz ve boşa zaman geçirdiğinizi görürsünüz. Programınızı değerlendirebilmek için günlük ve haftalık hedefler belirleyin. Şu adımlar için ayıracağınız zamana önceden karar verin: hedef şirketleri/kuruluşları belirlemek, araştırmak, irtibat kurmak ve takip etmek. Önceliklerinizi belirleyin. Attığınız her adımı not edin. Bu size zaman kazandıracak, organize olmanızı sağlayacak ve hata yapmanızı engelleyecektir. Haftada yaklaşık 10 şirketle irtibat kurabileceğinizi düşünürsek, size pahalıya mal olacak hatalar yapmak istemezsiniz herhalde. Doğru zamanda fakat yanlış yerde gerçekleştirilen bir buluşmayı düşünebiliyor musunuz? İş arama sürecinde pek çok desteğe ihtiyaç duyacaksınız ki bunların başında finansal destek gelmektedir. Eğer yeterli maddi birikime sahip değilseniz, bu süreçte part-time bir işte çalışmanız gerekebilir. Esnek bir çalışma programı ayarlamaya çalışın. Böylece işverenlerin istedikleri zamanlarda görüşmelere gidebilirsiniz. Ayrıca bazı işler (satış temsilciliği gibi) size, farklı iş alanlarındaki insanlarla tanışma imkânı vereceği için iş arama sürecinize, maddi faydanın ötesinde bir katkı da sağlayacaktır. İkinci olarak, moral (manevi) desteği çok önemlidir. "Hayır" kelimesini "Evet" kelimesinden daha çok duyacaksınız. "Hayır" kelimesinin sayısını azaltmak için, mümkün olduğunca açık uçlu sorular sormaya gayret edin. Reddedilme duygusunu ve hayal kırıklığını fazla abartmayın, kendinize olan güveninizi kaybetmeyin. Sakin bir kafa ile düşünün. Her bir "hayır" kelimesi için olayları analiz edin. Buna yol açan faktörler sizin dışınızdan mı, sizden mi kaynaklanıyor? Sizden kaynaklananları yok etmek için elinizden geleni yapın ve diğerlerini düşünmeyin. Aynı zamanda, kendinize güveninizin artmasına sebep olan insanlarla birlikte olmaya özen gösterin. |
İş görüşmesi, bırakın iş hayatına yeni adım atacak yeni mezunları, deneyimli profesyonelleri bile heyecanlandıran, oldukça zorlu bir süreç. İş arayanlar veya iş değiştirmek isteyenler için iş görüşmesi artık çok daha kritik bir öneme sahip
Türk iş dünyasının hızla dışa açılması nedeniyle kalifiye eleman arz ve talebindeki artış, peş peşe yaşanan ekonomik krizler nedeniyle artan işsizlik ve istihdam piyasasındaki rekabet , şirketlerin insan kaynakları bölümlerinin işe alım sürecini daha profesyonelce yürütmeye başlamaları, bunda başlıca etkenler olarak sayılabilir. Peki iş görüşmesinde başarılı olmanın yolları neler? ... "Adaylar görüşecekleri şirket ve pozisyonla ilgili ön araştırma yapmalı. Basından ya da şirketlerin web sayfalarından yararlanabilirler. İş görüşmesine giderken dış görünüş ve giyime de dikkat edilmesi gerek. Abartıdan uzak, profesyonel bir görünüm, görüşmeyi yapanı pozitif olarak etkileyecektir." İş görüşmesinde sizi en çok rahatsız eden soru nedir?" sorusuna yanıt olarak 335 kişi "Ücret beklentiniz nedir?" şıkkını işaretledi. Bu durum, adayların görüşmede en çok ücretle ilgili beklentilerinin sorulmasından rahatsız olduklarını ortaya koyuyor. |
İş bulma sürecinde kendinizi potansiyel işverenlerinize tanıtmak için bazı belgeler göndermek durumundasınız. Bu amaçla yazılan iki tür metin vardır :
|
İş arama süreci bir takım görevlerin adım adım yerine getirilmesini gerektirir. Bunların başında iyi bir özgeçmiş yazmak gelir. Çalıştığınız kurumların adları, adresleri Sadece özgeçmişinizin takdimi ile işe alınmayı beklemeyin. Bu, sadece amacınıza ulaşmak için bir araçtır. Ancak bu sizin iş görüşmesine çağrılma şansınızı artırır. |
İş bulmada en önemli aşama işverenle yapacağınız görüşmedir. İşe alınmanız bu görüşme sırasında işveren üzerinde iyi bir izlenim bırakmanıza bağlıdır.
Görüşme Öncesi: Görüşmeye gitmeden önce iş için başvuracağınız kurum veya şirket ile girmeyi düşündüğünüz iş hakkında elinizden geldiği kadar çok bilgi toplayın. Bu konularda ne kadar bilgi sahibi olursanız, bilgi ve becerilerinizle istediğiniz iş arasında o kadar iyi bir bağlantı kurabilir ve işe uygunluğunuzu o kadar etkili bir biçimde kanıtlayabilirsiniz. Görüşmeye gitmeden önce istediğiniz işte ücretin yaklaşık ne kadar olduğunu araştırın. Bu konuda sendikalar, meslek odaları ya da benzer işlerde çalışan tanıdıklarınızdan bilgi alabilirsiniz. Öncelikle başvuru formunu doğru ve düzgün bir biçimde doldurmak için nüfus cüzdanınızı, özgeçmişinizi ve gerekli olabilecek diğer belgeleri yanınızda bulundurun. Görüşmeye gitmeden önce ne giyeceğinize karar verin. Temiz, rahat ve ağırbaşlı kıyafetler seçin. Çarpıcı şeyler giymekten kaçının. Görüşmeye tam vaktinde gidin. Beklenmedik aksamaları da hesaba katarak evinizden biraz erken çıkabilirsiniz. Görüşme yerine vardığınızda Odaya girmeden önce ceketinizi ilikleyin, sigara içiyorsanız söndürün, sakız çiğniyorsanız atın. Görüşmeyi gerçekleştiren kişi ile tanışırken dostça davranın, elini sıkarken gülümseyin, neşeli olun ve gözlerinin içine bakın. Mülakatı yapan kişi konuşurken onu dikkatlice dinleyin. Sorulara tam cevap verin, konuya bağlı kalın ve konuyu dağıtmayın. Güçlü yönlerinizi ortaya çıkarabilecek fırsatları yakalayabilmek için dikkatlice dinleyin. Dürüst olun, ancak olumsuz noktaların üzerinde fazla durmayın. Gerektiğinde sorular sorun, ancak tüm görüşmeyi yönlendirmeye çalışmayın. Görüşme esnasında Görüşme süresince görüşmeyi yürüten kişinin sorularını doğru anlamaya ve soruya uygun, kısa ve çarpıcı yanıtlar vermeye özen gösterin. Görüşme esnasında işverenin yöneltebileceği sorulara hazırlıklı olun. Size sorulabilecek şu tür soruların yanıtlarını önceden hazırlayın: Nasıl bir iş istiyorsunuz? Kesin bir yanıt vermekten kaçının. Değişik olasılıkları ve gerçekleri göz önünde bulundurmanız gerektiğini unutmayın. Böyle bir soruyu yanıtlarken mesleğinizle ilgili iş alanlarından, bilgi ve becerilerinize en uygun görevlerden bahsetmeniz doğru olur. Örneğin: "Ben matematiksel konularda, muhasebe ve bilgilerin organize edilmesinde çok iyiyimdir. Edindiğim bilgiler muhasebe bölümü ya da benzeri bir başka bölümde çok faydalı olabilir." diyebilirsiniz. Vereceğiniz bu tür yanıtlar işverenin size bilgi ve becerilerinize uygun bir iş vermesini kolaylaştırır. Neden burda çalışmak istiyorsunuz? Görüşme öncesi bu şirketi araştırmışsanız, bu soruyu yanıtlamak çok kolay olacaktır. Eğer müşteriler, ürünler ve hizmetler hakkında bilgi sahibi iseniz, şirketin belirli hedeflerinin, politikalarının ve ihtiyaçlarının sizin ilgi ve becerilerinize ne denli uygun olduğunu söyleyebilirsiniz. Sadece 'Bir işe ihtiyacım var!' diyen bir aday iyi bir izlenim bırakmaz. Biraz kendinizden bahseder misiniz? Bu soru sizin hangi konularda bilgi ve beceri sahibi olduğunuzu, nerelerde eğitim gördüğünüzü, varsa iş deneyiminizi ve başarılarınızı, işe alındığınız takdirde işyerine ne gibi faydalar sağlayabileceğinizi anlatmanız için iyi bir fırsattır. Ancak vereceğiniz bilgiler kısa, öz ve etkileyici olmalıdır. Bu nedenle işle ilgili olmayan konulardan örneğin ailenizden, özel meraklarınızdan size sorulmadıkça bahsetmemeniz iyi olur. Güçlü ve zayıf yönleriniz nelerdir? Bu soruyu dürüstçe yanıtlamakta zorlanabilirsiniz. Yanıtınızı çok iyi düşünün. Görüşmeye gitmeden önce güçlü ve istenilir yönlerinizi çok iyi ifadelendirip zihninizde sıraya koyun. Örneğin: Uyumlu, dakik, yaratıcı ve güvenilir bir kişi olduğunuzu söyleyebilirsiniz. Zayıf ya da kusurlu yönlerinizi öyle anlatın ki bunlar aynı zamanda istenilir özellikler olarak algılanabilsin. Örneğin: Kalite konusunda titizlenmek, başkalarıyla değil yalnız çalışmaktan hoşlanmak, işin zamanında bitirilmesi konusunda sabırsız olmak gibi. Sizi neden işe almalıyım, bu işe başvuran birçok nitelikli kişi arasından sizi neden tercih etmeliyim? Bu soruyu yanıtlarken iş ile ilgili belirgin özelliklerinizden bahsedin ve bu işe alındığınız takdirde işyerine sağlayabileceğiniz yararları biraz değişik bir dille tekrar özetleyin. Herhangi bir ağır hastalık ya da sakatlık geçirdiniz mi? Yanıtınız hayır ise hiç sorun yok. Ancak evet ise, görüşmeye gitmeden önce yanınızda götürmek üzere bir doktordan sağlığınızın başvurduğunuz işi engellemeyeceğine dair bir rapor alın. Burada ne kadar çalışmayı planlıyorsunuz? Bu sorunun işveren tarafından sorulmasındaki tek neden sizin iki üç ay içerisinde işi bırakıp bırakmayacağınızı, askere gidip gitmeyeceğinizi veya başka bir şekilde işten ayrılıp ayrılmayacağınızı öğrenmektir. Bu nedenle sürekli ve uzun vadeli bir iş aradığınızı, şartların sizin ve işveren için iyi olduğu sürece işte kalmayı istediğinizi anlatın. Son işinizden neden ayrıldınız? İşin aslı ne olursa olsun, son işyerinizden asla kötü şekilde bahsetmeyin. Bu son derece önemlidir. Çünkü, eğer son işvereniniz hakkında kötü şeyler söylerseniz, bu sizi işe alacak işveren için de aynı şeyi yapabileceğiniz izlenimini verir. Bu soruya soğukkanlı ve rahat bir şekilde, başkalarını suçlamadan yanıt verin. Referanslarınız var mı, sizi kime soralım? İş aramaya başlamadan önce hakkınızda bilgi verecek iki kaynak kişi bulmalısınız. Bunlar eğer ilk defa işe girecekseniz en son mezun olduğunuz okuldaki öğretmenleriniz olabilir. Eğer iş değiştiriyorsanız eski iş yerinizdeki yöneticilerinizi referans olarak gösterebilirsiniz. Referans gösterdiğiniz kişilerin, girmek istediğiniz işle ilgili ve hakkınızda olumlu görüş bildirecek kişiler olmasına özen gösterin. Şöyle bir durumda kalsaydınız ne yapardınız? Bazen işverenler, iş arayanların bir problemi kavrama ve hemen çözüm üretme becerilerini yoklamak için böyle bir soru sorabilirler. Böyle sorulara kesin yanıt vermekten kaçının. Çeşitli yollar denenebilir. 'Örneğin şöyle bir yol çözüm için uygun olabilir.' gibi esnek, olaya çok yönlü baktığınızı gösteren yanıtlar verebilirsiniz. Görüşmenin ardından: İşverene görüşme için kısa bir not ile teşekkür etmeyi unutmayınız. Bu mektupta özelliklerinizi yeniden özetleyip, işe duyduğunuz ilgiyi vurgulayabilir, görüşmede değindiğiniz noktalara yeni bilgiler ekleyebilirsiniz. Görüşmeden sonra iki-üç hafta sizinle ilişki kurulmazsa işvereni arayın. Eğer iş başka birine verilmişse, daha sonra açılacak işler için başvurunuzun değerlendirilmesini isteyin. Bu girişiminizde başarılı olmazsanız sakın olayın peşini bırakmayın. Görüşmeyi gözden geçirip, neleri yanlış yaptığınızı araştırın, soru ve yanıtları bir arkadaşınızın ya da ailenizin bir üyesi ile tekrarlayın. |
Hem aday hem de mülakatı yapan kişi için oldukça stresli bir konu olan mülakatlarda giriş konuşmalarının oldukça samimi ve beliren soğuk havayı ortadan kaldırıcı nitelikte olması gereklidir. Mülakatın başında yapılacak olan kısa samimi bir sohbet iki tarafın da bilgi alışverişini daha verimli hale getirmesini sağlayacaktır. Bunu sağlamanın yolu da mülakatı yönlendiren mülakatçının, mülakatla doğrudan ilişkisi olan veya olmayan sohbet türü bir girişe zaman ayırmasıdır. Bu iki taraf içinde stresi az da olsa ortadan kaldırmak için en etkili yöntemdir. Aday olarak bu tip bir sohbeti siz de başlatabilirsiniz ama ülkemizde daha çok mülakatçının girişi yaptığı gözlemlenmektedir. Buradan örnek mülakat sorularını indirip inceleyebilirsiniz.
|
Tebrikler, işe alındınız. Yeni işinize yanlış adımla başlamaktan daha kötüsü olamaz. İlk hafta ters giden işler, kendinize olan güveninizi ve patronunuzun size olan güvenini sarsabilir. Ayrıca, başarıya alışkınsınız ve onları da şaşırtmak istiyorsunuz. Yeni işinize adapte olmanız ve rekabetçi bir ortamda iyi bir başlangıç yapabilmeniz için size ilk haftanızda yardımcı olacak altı günlük bir program sunuyoruz. |